Site icon Mühendis Baba

Oto Koltuğu Seçim Kriterleri

oto_koltugu_secimBu yazımda, oğlumuz Mert için oto koltuğu seçerken edindiğim bilgileri derlemeye çalışacağım. Oto koltuğu deyip geçmeyin, çok fazla parametre ve çeşit olduğu için doğru bir seçim yapmak gerçekten zor. Cep telefonu almadan önce bile uzun araştırmalar yaparken, bebeğimizin can güvenliğini doğrudan etkileyen böyle bir ekipmanı detaylı olarak araştırmadan almak bana doğru gelmedi. Marka – model karşılaştırmasına girmeden yazacağım yazı, umarım aynı süreçten geçen birilerinin işine yarar. Yazdıklarımın tamamen kendi görüşlerimi yansıtıyor, bir kısmına veya tamamına katılmıyor olabilirsiniz. Eğer hatalı gördüğünüz yerler varsa uyarmanızı rica ederim.

Öncelikle belirtmekte fayda var ki, ülkemizde Haziran 2010 tarihinden bu yana Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi gereğince 150 cm’den kısa veya 36 kg’dan hafif her çocuk oto koltuğunda seyahat etmek zorunda.

Çoğu bebek doğduktan sonra 12 ay (veya 9 kg) olana kadar, bebek arabasına da monte edilen ana kucağı ile otomobilde seyahat ettiği için, genelde oto koltuğu arama sürecine erken girilmiyor. Fakat hem ana kucağının emniyet kemeri ile otomobile bağlanma işlemi bana çok pratik gelmediği, hem de Mert’in içerisinde pek rahat edemediğini düşündüğüm için 6 aydan itibaren oto koltuğuna geçmeye karar verdik (bu seçimde Mert’i hergün annaneye getir-götür yapmak zorunda olmamızın etkisi de oldu).

Oto koltukları aşağıdaki skala üzerinden Grup 0, Grup 0+, Grup 1, Grup 2, Grup 3 olarak sınıflandırılıyor. Bu gruplardan yalnızca birine giren koltuklar olduğu gibi, birden fazla gruba aynı anda hitap eden koltuklar da mevcut.

İhtiyacımız olan aralık, Grup 0+ ve Grup 1 olması nedeniyle, yazımı bu gruplar özelinde kaleme alıyorum. Diğer gruplarla ve daha ileriki yaşlarda kullanılan yükselticilerle ilgili henüz detaylı bir inceleme yapma şansım olmadı.

Seçim sürecinde önem sırasına göre aşağıdaki kriterlere dikkat etmeye çalıştım :

Ön Kriter: Otomobil

Oto koltuğunuz ne kadar güvenli olursa olsun, güvensiz bir otomobil içerisinde kullanımı çok fazla işe yaramayacaktır. Bu nedenle NCAP testlerinde “Çocuk Yolcu” test sonucu yüksek araçları tercih etmenizde büyük fayda var.


1: Standartlara Uyum

Oto koltuğu standartlarını belirleyen iki adet yönetmelik bulunuyor, bunlardan ilki ve eskisi Avrupa Güvenlik Standartı ECE R44, diğeri ve daha günceli ise i-Size (UN R129).

2008 yılından itibaren, ECE R44/01 ve ECE R44/01 yönetmelikleri geçersiz olduğundan, bu standartlara uygun olan koltukların satışı yasaklanmıştır. Şu anda yalnızca ECE R44/03 ve ECE R44/04 yönetmeliklerine uygun koltuklar satılabiliyor. Bu yönetmelikler 2018 tarihine kadar yürürlükte kalkacak.

2013 yılında yayınlanan güncel Avrupa Birliği standartı olaran i-Size ise, ECE 44 standartını kapsamakla birlikte, ek güvenlik önlemleri de getiriyor. i-Size ile birlikte sınıflandırma kilo yerine boy ile yapılmaya başlandı, koltuğu ters bağlama süresi 12 aylıktan 15 aylığa çıkartıldı, Isofix zorunlu hale getirildi, kafa-boyun bölgesi koruması ve yan darbe emiciliği artırıldı. Bu nedenle, yandaki turuncu i-Size etiketine sahip koltukları tercih etmekte büyük fayda var.


2: Sağlamlık

Oto koltukları, metal ve plastikten oluşan bir iskelet üzerine, darbe emici özellik için köpük malzeme ile kaplanıyor. Burada beyaz ve siyah olmak üzere iki çeşit köpük kullanılıyor; beyaz köpük, elektronik eşyaların ambalajında kullanılan köpüğün biraz daha yoğunu ve sağlamlığı (dolayısıyla güvenliği) az olan, siyah köpük ise uçak koltuklarında da kullanılan yüksek güvenlik için üretilen bir malzeme. Bu nedenle siyah köpük kullanılan koltukları tercih etmeliyiz. Tabi bu her beyaz köpük güvensizdir algısı oluşturmasın, iyi markalarda beyaz köpük de güvenli olabiliyor.

Ayrıca bebeğinizin başını çok sıkmadan güvenli bir biçimde saran bir koltuk tercih etmelisiniz. Kafa etrafında çok boşluk kalması, kaza esnasında boyun kırılmalarına sebebiyet verebilir.

Bazı koltuklarda kapı tarafından gelecek darbelerin absorbe edilmesi için yan darbe emici sistemler mevcut, bu da gelen darbeyi azaltıp eşit olarak dağıtmak için iyi bir çözüm olabilir (fotoğrafta kırmızı ile işaretlediğim kısım).


3: Ters Bağlanabilme

Koltuğun, çocuk 105 cm boyuna gelene kadar, otomobile ters bağlanması (yani çocuğun yüzünün arkaya dönük olması) genelde ihmal edilen, fakat hayat kurtaran bir kullanım şekli. Yapılan araştırmalar, önden yapılan çarpışmaların olduğu kazalarda, ters bağlamanın çocuklarda ölüm veya kalıcı hasar oluşmasını %75’e kadar azalttığını gösteriyor. Bazı ülkelerde ters bağlamak yasal bir zorunluluk haline getirilmiş.

Çocuklarınız ters yolculuk etme konusunda adaptasyon sorunu yaşasa da, bu konuda ısrarcı olmak gerekiyor (ağlamalar sizi yıldırmasın). Bu bir lüksten ziyade zorunluluk olarak benimsenirse, bebeğin bu pozisyonda seyahate alışma sürecini daha kolay atlatmış olursunuz. Kaza anında iki bağlama şeklinin de simüle edildiği aşağıdaki video, konuyu çok güzel bir şekilde özetliyor :

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=0PKuNJujMYw?version=3&rel=1&fs=1&showsearch=0&showinfo=1&iv_load_policy=1&wmode=transparent]

Bebeğinizi otomobile ters bağladığınızda, eğer yanında seyahat eden bir refakatçi yoksa, kontrol amacıyla dikiz aynanızdan görme ihtiyacı duyacaksınız. Burada imdadımıza bebek dikiz aynaları yetişiyor. Arka koltuk başlığına monte edilen bu aynalar sayesinde, hem dikiz aynasında bebeğinizi rahatlıkla izlemiş, hem de onun da sizi görerek huzurlu seyahat etmesini sağlamış oluyorsunuz.


4: Araç Bağlantısı
Isofix (bir başka deyişle ISO 13216 standartı), oto koltuklarını otomobillere bağlamak için geliştirilmiş bir standart. Koltuğun arkasındaki iki çubuk, otomobil üzerinde bulunan Isofix soketlerine yandaki şekilde girerek, koltuğun otomobile saniyeler içerisinde monte edilmesine olanak sağlıyor. Bu sayede direkt olarak otomobilin gövdesine montaj yapıldığı için daha sağlam bir bağlantı yapılmış oluyor. Isofix’in diğer bir artısı ise, olası bir kaza durumunda çocuğu otomobilden çıkartmak için kucağınıza almaya gerek kalmadan, kolay bir şekilde koltuk ile birlikte çıkartmanıza olanak sağlaması. Bu, sağlık ekipleri gelene kadar hatalı bir taşıma yapmanızı da engellemiş oluyor.

Isofix çoğu otomobil için standart olarak gelse de, bu bağlantıyı kullanan bir koltuk almadan önce aracınızda bu özelliğin olup olmadığını kontrol etmenizde fayda var. Eğer iki çocuğunuz, dolayısıyla iki oto koltuğunuz olacaksa, iki Isofix bağlantılı bir araca sahip olmanız gerektiğini unutmayın. Ters bağlamada olduğu gibi, Isofix bağlantısını yasal zorunluluk haline getirmiş ülkeler de mevcut.

Isofix’in alternatifi ise koltuğun otomobile emniyet kemeri ile bağlanması. Emniyet kemeri, koltuğun arka tarafında bulunan klipslerden geçirilerek montaj tamamlanıyor. Çoğu iyi markanın emniyet kemerli bağlantıları da Isofix kadar güvenli sabitlemeye olanak veriyor, fakat ne yazık ki yapılan araştırmalar, emniyet kemerli bağlantıların ebeveynler tarafından %60 oranında hatalı yapıldığı sonucunu gösteriyor. Hatalı bağlama ise, ne yazık ki hafif kazalarda bile ciddi riskler doğurabiliyor. Ayrıca, eğer oto koltuğunu araç içerisinde yer açmak için sık sık çıkartıp takmanız gerekecekse, bu bağlantı şekli zaman kaybı yaşamanıza da neden olacaktır.

Bunlara ek olarak, Top Tether adında bir bağlantı şekli daha bulunuyor. Eğer aracınız ve koltuğunuz bu bağlantı şeklini destekliyorsa, Isofix veya emniyet kemeriyle sabitlediğiniz oto koltuğunuza, fotoğraftaki şekilde baş kısmından bagaj bölmesine doğru ek bir bağlantı yaparak stabiliteyi artırmanız mümkün. Böylece koltuğun kaza anındaki baş salınımını minimuma indirebiliyorsunuz.


5: ADAC Testleri

Euro NCAP tarafından tanınan ve bağımsız bir değerlendirme kuruluş olan ADAC (Allgemeiner Deutscher Automobil-Club e.V.) tarafından yapılan güvenlik testlerinden yüksek puanlarla geçmiş oto koltukları, seçim sürecinde işimizi kolaylaştırıyor. Bu testlerin güvenilirliğinin zamanla azaldığını ve puanlarndırmada bazı markalarla ilgili şaibeler yaşandığıyla ilgili yazılar okusam da, bu konuda Almanlara güveniyorum. En azından benzer kriterlerde iki koltuktan biri, yüksek bir ADAC skoruna sahip ise, tercih nedeni olabileceğini düşünüyorum.


6: Yatış Açısı
Özellikle 9 aydan ufak bebekler için, seyahat esnasındaki yatış pozisyonu önemli bir etmen. Bebek henüz oturma alışkanlığını tam olarak kazanmadığı ve dik pozisyonda oturmasının omurgasına çeşitli zararlara neden olabileceği için, bebek ne kadar küçükse yatış pozisyonu o kadar fazla olmalı. Bunun yanında, bebek dik pozisyonda uyuduğunda, zayıf boyun yapısı nedeniyle başının öne düşmesine engel olamayacağı için, yatış pozisyonunda uyuması daha güvenli olacaktır. Çoğu koltukta yatış pozisyonu gerçekten kısıtlı, özellikle küçük aylardaki bebekler için buna mutlaka dikkat edilmeli.


7: Emniyet Kemeri / Güvenlik Yastığı

Bebeği koltuğa bağlamak için iki alternatif mevcut: emniyet kemeri ve güvenlik yastığı. Eğer koltuk emniyet kemerine sahipse, mutlaka 5 noktadan sabitlenen bir kemer olmalı. Bu, kaza anında bebeği koltuğa yeteri güvenlikte sabitlemeyi sağlayacaktır. 3 noktadan bağlanan kemerler, ne yazık ki yeterli güvenlikte sabitleme imkanı tanımıyor.

Oto koltuklarındaki kemerler, yetişkin yolcuların kullandığı emniyet kemerleri gibi aktif gerginliğe (yani kaza anında sabitlenip yolcunun hareketine izin vermeme özelliğine) sahip olmadığı için, kemer gerginliğini bizim ayarlamamız gerekiyor. Çok sıkı bir kemer bebeğin bunalmasına veya canının yanmasına, bol bir kemer ise kaza anında bebeğin yeterince sabitlenemeyip sakatlanmasına neden olabilir. Bu ayarı tutturmak çok önemli.

İkinci yöntem olan güvenlik yastığının ise, emniyet kemerinden daha yüksek bir güvenlik sunduğu yapılan testlerde kanıtlanmış. Özellikle öne doğru oturma pozisyonu sunan koltuklarda, güvenlik yastığı kullanımı daha kritik hale geliyor. Gözlemlediğim kadarıyla koltuğun ters bağlandığı durumda, güvenlik yastığı yerine emniyet kemeri kullanılıyor. Koltuk düz bağlandığı anda, güvenlik yastığı devreye giriyor. Bu yastık, kaza anındaki darbenin etkisini emerek azaltan büyük bir hava yastığı vazifesi görüyor. ADAC testlerinde yüksek puan alan koltukların genelde güvenlik yastıklı modeller olması, üreticileri haklı çıkartıyor diye düşünüyorum.


8: Konfor
Oto koltuğunun kumaşı ve dokusu, özellikle yaz aylarında hava sirkülasyonuna imkan veren bir yapıda olmalı. Bu sayede terleme minimuma indirilip bebeğin daha rahat bir yolculuk yapması sağlanmış olur. Örneğin deri kaplamalı modellerin bu konuda yeterli olmayacağını düşünüyorum. Bu tarz koltuklar için ise piyasada satılan havlu kılıflar işe yarayabilir. Diğer yandan kumaşın kolay bir şekilde çıkıyor olması, yıkama ihtiyacı olduğunda büyük kolaylık sağlayabilir.

Kumaşa değinmişken, kumaşın yanmayı geciktirici özellikte olması da olası bir alev alma anında bizi çok ciddi sonuçlarla karşılaşmaktan koruyacaktır.


9: 360 Derece Dönüş (Çift yönlü kullanım)

Bu özelliğin iki büyük faydası var. Birincisi aynı koltuk ile hem arka hem de öne doğru seyahate imkan sunması ve bebeğimizin belirli bir ay ve kiloya ulaşana kadar ters, sonrasında ise düz seyahat etmesine olanak vermesi.

İkinci büyük faydası ise, koltuk kendi ekseni etrafında kolayca dönebildiği için, bebeği arabaya yerleştirme ve kemer bağlama esnasında ebeveyne kolaylık sağlaması. Aksi durumda koltuk öne ve arkaya dönük halde sabitken, özellikle bebeğin kilosu arttıkça belinizi sakatlama ihtimali ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Eğer aracınız yeteri kadar büyük ise, kapı kapalıyken bile koltuğu yan tarafta otururken size doğru çevirip bebeğinizi kucağınıza alabilirsiniz (bunu özellikle belirttim, çünkü bir önceki aracımız olan Fiat Punto’da kapı ve koltuk arasındaki mesafe çok kısa kaldığı için, kapı kapalıyken koltuğa dönmesi için yeterli mesafe kalmıyordu. Seat Altea XL’e geçtiğimizde kapı kapalıyken koltuğun içeride rahatça dönebildiğini gördük).


Genel Tavsiyeler

İkinci el oto koltuğu alırken dikkatli olun. Koltuğun iskeletinde veya darbe emici sisteminde bulunan herhangi bir sorun, ciddi bir risk almanız anlamına gelir. Geçmişini bilmediğiniz koltuklarda dikkatli davranın.

“Ben şu marka model ucuz koltuğu aldım ve hiç sorun yaşamadım, koltuğa boşuna bu kadar para vermeye gerek yok” diyenlere aldırmayın. Başından herhangi bir kaza geçmemiş biri için bu cümleyi kurmak gerçekten çok kolay. Bir oto koltuğunun gerçek kalitesinin, yalnızca kaza anında anlaşılacağını unutmayın.

Oto koltuğunu denemeden almayın. Eğer mümkünse koltuğu aracınıza bağlayıp test ederek, bu mümkün olmasa bile mutlaka bebeğinizi mağazada oto koltuğuna oturtup deneyerek satınalın. Her bebeğin her koltukta rahat etmeyeceğini asla unutmayın.

Bebeğinize uygun koltuğu alın. Bebeğinizin kilosuna ve boyuna uygun olmayan bir koltuğu asla almayın.

0 – 36 kg, 9 – 36 kg gibi çok geniş aralıklara hitab eden koltukları almayın. Yukarıda bahsettiğim her grubun farklı güvenlik ve bağlama şekilleri olduğundan, 0 – 18 kg ve 18 – 36 kg aralıklarını ayırarak sırasıyla iki farklı koltuk kullanmanızda büyük fayda var. 9 aylık bir bebek için aldığınız koltuğu 12 yaşına kadar kullanmak, yukarıda bahsettiğim nedenlerden ötürü bir hayalden öte gitmeyecektir.

Oto koltuğunu mutlaka arka koltuğa bağlayın. Arka koltukta seyahat etmek, ön koltukta seyahat etmekten daha güvenlidir. Mecburi durumlarda oto koltuğunu aracınızın ön koltuğuna bağlamak zorunda kalırsanız, ön hava yastıklarını iptal etmeyi unutmayın.


Ben Ne Aldım?

Merak eden olursa, uzun bir değerlendirme süreci sonunda, yukarıda bahsettiğim kriterlerin hemen hemen hepsini karşılayan Cybex Sirona almaya karar verdim. Umarım ne kadar güvenli olduğunu test etme şansımız hiç olmaz.

http://cybex-online.com/tr/carseats/sirona.html

Exit mobile version